KOMODO-LEMBEH-MANADO GEZİSİ 2. AYAK
Ana Sayfa \
Gezi Notlarım \
KOMODO-LEMBEH-MANADO GEZİSİ 2. AYAK 2009-KOMODO-LEMBEH-MANADO GEZİSİ
2. AYAK (LEMBEH)
24.08.2009 Pazartesi. Güne başlarken, arkadaşlarla “pazartesi sendromu”ndan bahsettik. Şimdi işe gidecek olanların pek çoğunun mutsuz olduğunu konuştuk. Oysa biz sabah erkenden kalkmış ve dalış merkezine gelmiştik. 2007’den de biliyorduk. Burada her şey saat gibi tıkır tıkır işliyor. Hala hiçbir şey değişmemiş. Yönetici Steve gitmiş, yerine Türkiye’de de bir dönem konsoloslukta görev yapmış Tim diye biri gelmiş. Bu da çok cana yakın. Ama yine bu da disiplinli. Sabah 08.15’te ilk dalış brifingi başlıyor. Brifingden 5 dakika önce orada olmamız gerekiyor. Üstümüzü giyiniyor ve brifingimizi alıyoruz. Tahtaya dalış noktasını, neler görebileceğimizi, maksimum dalış derinliği ve zamanını yazıyor ve o dalış noktasında hangi metrelerde neler var, nasıl bir dalış profili izleyeceğiz, neleri nerede göreceğiz, hepsini yazıyorlar. Üstelik bu profili her dalış noktası için her seferinde yeniden çizdikleri harita üzerinde yapıyorlar.
 |  |
Bizi ilk dalış noktamız Critter Hunt idi. İlk defa dalış merkezinin batısında dalacaktık. Daha önceden istemiş olduğumuz için Iwan rehberlik yapıyordu. Tabi ben yine TTL ile boğuştum. Bir gün önceden her şeyi hazırlamıştım. Yukarıda yapmış olduğum denemeler olumlu idi. Heyecanla dalıştaki neticeyi bekliyordum. Fakat klasik sorun tekrarlandı. Dalışın başında çalıştı, sonra bir çalıştı bir çalışmadı. Daha sonra da hiç çalışmadı. Çekmeyi çok istediğim kanatları varmış gibi olan bir balıktan 2 tane gördük. Bunlar yüzemiyor, yürüyorlardı dipte. Doğru dürüst çekemedim ne yazık ki.Yegane fotoğraf bu.
Tabi çıkar çıkmaz TTL Convertörü söküp attım, eski çiftli kablomu direk taktım. Bu dalışta da havamı erken bitirdim. Nedense burada çok fazla hava tüketiyorum. Dalıştan tekneye çıktıktan sonra yine her zaman olduğu gibi havlumuz veriliyor, meyvelerimiz ikram ediliyor. Onları yiyoruz. Su içebiliyoruz. Müthiş bir keyif ve konfor. Elbette karaya çıkınca da, dalış merkezinin önündeki duştan (sıcak su bile var) duş alıp, bizim için hazırlanmış kekleri, yine tercimize göre çay, kahve veya çikolatalı süt eşliğinde yiyoruz.
İkinci dalışımızı 11.30’da yani öğlen yemeği öncesinde Jahir-1’de yaptık. Yine Iwan idi rehberimiz. Gezi boyunca bir şeyler aradı. Ama fazla bir şey yoktu. Flaşları direk bağlamama rağmen, TTL mi Manual-1 veya 2 mi olacak kararsız kaldığım için istediğim sonuçları alamadım. Yine cuttle fish yumurtaları çektim. Deniz yıldızlarının altındaki karideslerden çektik. Bir tane deniz at çektim, yengeç çektim, puffer fish çektim. Buranın puffer’ları da burası gibi minyon. Zaten her şeyin en minik boyu burada.
 |  |
Bali dönüşü havaalanında beklerken bir yolcunun bilgisayarında duvar kağıdı olarak gördüğümüz ve konuştuğumuzda vatandaşın Teksaslı biri olduğu, sualtı fotoğrafçısı olduğu ve bu fotoğrafı da kendisinin çektiğini öğrendiğimizden beri görmeyi ve çekmeyi istediğim bir fotoğrafı çektim nihayet. Bu bir mantis shrimp idi. Üstelik etrafında da bir sürü küçük karides vardı.
 |  |
Dalıştan sonra, birinci dalıştan çıktıktan sonra bize sordukları öğlen yemeği tercihlerimiz, sofraya oturunca biz sipariş vermeden geliyor. Yemeğimizi yiyip, varsa makinelerle ilgili yapacaklarımız, onları yapınca zaten son dalışın saati geliyor. 14.45
Son dalış Pante Parigi’ye. Bu kez rehber Jeff. Tabi bizim bir önceki gezimizden tanıdığımız ve bize o zaman da Robi ile birlikte çok çok iyi rehberlik yapmış olan Jeff, yine klasını konuşturdu. Burak’a avını yakalarken bir Flamboyant Cuttle fish çektirdi. Aynı şeyi benim için de yaptı. Ben bekledim. Eliyle minik bir gobiyi cuttle fishin önüne sürdü. O da dilini önce biraz uzattı. Sonra bukalemun gibi yakaladı gobiyi. Işık çok yeterli değil ama yine de kullanılabilir bir fotoğraf çıktı. Üstelik de dili ile tam gobiyi yakaladığı anda çekebilmişim.
 |
Bundan başka bu dalışta önce bir kabuklu böcek, sonra pipe fish, ghost pipe fish, (hem de iki ayrı renkte ve bir cinsten ikisi yan yana) puffer fish portresi, Galatasaraylı bir aslan balığı (gerçekten sarı kırmızı renklerde idi. Bu fotoğrafı fk’daki Galatasaraylı arkadaşlara armağan edeceğim. Hem aslan balığı hem sarı kırmızı renklerde… Eminim hoşlarına gidecektir). Büyük bir cuttle fish, çok hoş renkli bir anemon içinde şeffaf karides, yine farklı iki cins ve renkte ghost pipe fish, etrafında bir sürü küçük yengeç ve karides bulunan kendisi de onlardan biraz büyükçe bir yengeç, uzaylıya benzeyen bir karides, uzaylıya benzeyen bir yengeç, yumurta olduğunu tahmin ettiğim bir öbek, ama neyin yumurtası bilmiyorum… kahverengi bir yaprağa benzeyen leaf fish, beyaz bir devil fish (adeta bir kalıba alçı olarak dökülmüş ve sonra çıkartılmışa benziyordu) ve son olarak bir anemonun altında porselen yengeci.
 |  |
Günün son dalışı da bitti. Ancak, çıkışta benim havam da bitmişti. 5 metrelerde son havayı çekip de gelmeyince Edibe’nin ahtapota yapıştım. Onda da hava kalmamış. Fırladım çıktım. Peşimden Burak çıktı. Merak etmiş sağolsun. Neyse sorun olmadı. Dalıştan sonra odaya gelip, Ateş Hoca’ya mail attım converter ile ilgili. Melih Hoca’dan da flaş konusunda yardım istedim. Sağolsun Ercan’da YS-110’un manualini indirdi. Okuduk. Yarın daha güzel fotoğraflar çekebilirim diye umuyorum.
25.08.2009 Salı. Günün ilk dalışını Makavide -2’de yaptık. Rehber Ben idi. Spiny devil fish, soft coral shrimp, 3 tane deniz atı (gerçi bunları çekmek çok zor. Korunma içgüdüsü ile hemen arkalarını dönüyorlar. Yandan fotoğraflamak çok zor oluyor.) bir sürü tavşan. Yine deniz yıldızlarının altında karidesler, minik bir cuttle fish, cardinal fish, Az önce fotoğraflardan gördüm. Dalışın başında gördüğümüz soft coral shrimpin de yumurtaları varmış.
Burası müthiş bir yer. Bu dalışta da yine pek çok küçük yaratık çektim. Havam da yeterli geldi. Dalıştan sonra yine sıcak içecekler ve kurabiye yedik. Öğlen yemeğinin siparişini verdik.
Sonra biraz dinlendik. Ben iskelede biraz uzandım. Güneşten korunmak için bir şey kullanmadığım için göğsüm ve karnım kızardı. Allahtan acımıyor. İkinci dalışa başlamadan önce Robi ile konuştuk. Bizimle gelecekti ama olmadı. Yine Ben ile daldık. Ben bu dalışta da çok güzel şeyler buldu. İki tane mantis buldu ki birisi yumurtalarını taşıyor.
Benim hayalimdeki fotoğraflardan biriydi. Ateş Hoca’da görmüştüm. Sonra üç tane tavşan. Üstelik bu tavşanlardan ikisinin yumurtası vardı.
Böylece bir günde 4 tane yumurtalı canlı çektim. İnanılmaz bir yer burası. Bu dalışta başkaca, devil fish, tavşanlar, Edibe’nin gösterdiği çok minik bir sarı siyah çizgili puffer fish yavrusu, kamçı mercan üstünde bir minik karides, boksör shrimp, bu kez kırmızı siyah bir aslan balığı, kocaman yapraklı bir bitkiye benzeyen mercanın içinde üç tane pipe fish, yine aynı yerde küçük sarı bir balık, öndeki büyük kıskaçlarından birisi olmayan bir adet boksör shrimp, önceki gelişimizde bol bol çektiğimiz ama bu sefer fazla görmediğimiz bir devil fish, yuvarlak bir kovuğa girmiş, meraklı bir puffer fish,
 |
Fakat bütün bunlarla uğraşırken havam az kaldı. Ben’e söyledim çıkacağımı. Bana bir istikamet verdi. Oraya doğru yüzdüm. Sonra bir çıktım etrafta kimseler yok. Tekneyi uzaktan gördüm. Onlar da bana doğru geldiler. Tekneye çıktım.
Duş alıp, doğru yemeğe.gittik. Yemekten sonra sadece flaşların pilini değiştirip, fotoğrafları bilgisayara ancak atabildik. Doğru dalışa. Bu dalışta Robi bizimle. Çok deneyimli bir rehber. Triger fish, orangutan yengeci, tüy deniz yıldızının içinden 2 tane karides buldu, onlar, sarı gözlü müren, ve en önemlisi Harlequin yengeci buldu. Sonra kumlara bulanmış ve zaten rengi de kum rengine yakın olan speny devil fish gösterdi. Hepsini çektim.
Sonra güvenli bir şekilde çıkmamızı sağladı. Hatta Ercan fotoğraf çekmek için bir kaya parçasına doğru gidiyordu, hemen fırlayıp, Ercan’ı yakalayıp, daha derine çekti. Zira Ercan yüzeye çok yakındı ve tepesinden bir motor geçti… Dönüşte benimle akşam için Mandarin Fish için ismini yazdıran amcam, gitmekten vaz geçti. Bu durumda ben de gidemedim. Yarın gideceğim inşallah.
Sonra odaya gelip 1 saat kadar uyudum. Yemek, mail, skypetan sohbet ve yarına hazırlık.
26.08.2009 Çarşamba. Bugün ne gündü ama… Bana inanılmaz uzun geldi. Zira 4 dalış yaptım. Yine Robi ile daldık. İlk dalışı 08.36’da Nudi Folls’a yaptık. Tavşanlar, dil balığı,(sadece gözü :)) orangutan yengeci, hayalet boru balığı, hiçbir detayı kıldan görünmeyen bir yengeç (sanırım yengeç) kırmızı kamçı mercanı üstünde bu kez ikisi bir arada kırmızı balıklar, dalışın sonlarına doğru çok büyük bir frog fishi yüzerken gördük. Evet, hayret, yüzüyordu. Daha çok kuyruğu ile yüzüyor. Tabi ben 60 mm macro ile sadece yüzünün bir kısmını çekebildim. Emniyet dekosunda da inanılmaz güzellikte bir mantis gördük. Bol bol çektim.
Çok güzeldi. Dalış uzun sürdü. 70 dakika.
Sonra yine kıyıya geldik. Ben üstümü yarım çıkarttım. Biraz kek ve sıcak sütlü çikolata içtim. Bu arada Ercan House Reef’te snorkelle dalarak mercanları fotoğraflamak istedi. Ama olmadı. Çok kum kalkıyor. O da partikül yapıyordu. Bu yüzden yarın tekrar denemeye karar verdik. Robi bize yardımcı olacak. Tüple dalacağız. Sonra biraz iskelede keyif yaptım. Bu kez güneş kremi sürdüm. Ayrıca havluyu üzerime örterek güneşlendim.. :)
Sonra ikinci dalış. Bu kez Tanjung Kubur. Porselen yengeci, çok güzel bir tavşan, beyaz bir mantis, sarı deniz atı, siyah beyaz yılan, balon mercanı içinde şeffaf karides, küçük kahverengi bir yengeç.
Dalışın sonunda çok büyük bir cuttle fish bulduk. Burak videoya çekti. Ben hemen hemen hiç çekemedim. Sadece gözünü çekmekle yetindim.
En sonunda da ortalığı mürekkebe bulayarak kaçtı.
Son olarak da yine bir deniz yıldızının altında şeffaf karides çektim. Ama bu kez karidesten ziyade deniz yıldızını altındaki desenler hoşuma gitti.
Yine uzun bir dalış oldu.
Dalıştan sonra hafıza kartını boşalttım. Pilleri değiştirdim. Yemek yedim. Zaten dalış zamanı geldi. Üçüncü dalışı TK 3’e yaptık. Artık dalışın uzun olması geleneksel hale geldi. Bu kez 82 dakika daldık. Daldığımız yer bir yerleşim yerinin hemen önündeydi. Aşağıda bir sürü yabancı cisim vardı. Ellerine ne geçtiyse deniz atmışlar. Ama aşağıda yaşam da inanılmaz hareketli ve güzeldi. Masalarda süs olarak duran kabuklar, burada yürüyorlar… Burak kıllı bi böcük buldu. Çok küçük, serçe parmağımdan bile küçük beyaz bir devil fish buldu Robi. Yine çok küçük bir cuttle fish bulduk. Çektim. Puffer fish, flat worm, minik bir siyah beyaz balık. Sürekli kıpırdıyordu. Sonra yine bir beyaz mantis. Bu kez yuvadan dışarıda yakaladım.
Dalışın sonunda da sürekli renk değiştiren bir ahtapot ile yine avlanan Flamboyant cuttle fish çektim. Yine dili dışarıda. Üstelik renkten renge giriyordu.
Benim mandarin fish dalışım vardı. Hemen tekneye çıkıp, doğru iskeleye geldik. Ben hemen iskelede beni bekleyen tekneye atladım. Malzemelerim getirdiler. Hareket ettik. Robi’de geldi. Burası Mandarin Fish çekmek için ideal bir yer. Mercanlar çok güzel. Kırık mercanlar arasında değiller. Mercanlar canlı ve kaide gibi yüksek. Etrafına konuşlanıp, bekleniyor. Zamanı gelince bu güzeller başlıyorlar kur yapmaya ve sonrası malum. Bende güzel fotoğraflar var. Bir seferinde birlikte yukarı yükselme hareketini kaçırdım. Ama deklanşöre basmış bulundum. Fotoğrafta yumurtalar çıkmış. Etrafında başka şeyler var ama, sperm mi plankton mu belli olmuyor. Zaten de pek net değil fotoğraf. Ama herhangi bir yazı için kullanılabilir gibi.
Tabi mandarinleri beklerken de boş durmadım. Tavşan, pipe fish, yengeç ve bir kabuklunun içindeki böcüğü çektim.
Bu arada Ateş Hoca ile yazıştık. Dergiye bir yazı yazacağım. Birazdan başlangıcı yapıp yatacağım. Zira yarın da uzun ve yorucu bir gün olacak. Mandarin dalışından gelince, pilleri çıkartıp, hemen yemeğe gittim. Dönüşte kartı aktarıp, pilleri değiştirip, yarına hazırlık yaptım. Şimdi yatmalıyım.
27.08.2009 Perşembe. Bu gün ilk dalışı Kavpal İndah’a yaptık. Batık vardı. Batığın dibinde 26 metrede minik bir mercanda pigme deniz atları varmış. İki taneydi. Ama çekmek nerdeyse olanaksızdı. Bende de extention tube vardı. Bazı pozları fena değil ama, konum çok uygun olmadığı için istediğim gibi çekemedim.
Dekoya kalmamak için de yükseldim. Sonra anemonların arasında komik karideslerden çektim. Onların da başı süt beyaz, gövde koyu kırmızı. Gövdeyi çıkartsan baş patlıyor. Başa göre açsan flaşları gövde karanlık kalıyor. Sanırım bir iki güzel poz var. Çıkışa yakın dekoratör yengeç buldu Robi. Kamçı mercanının üstündeydi. Biraz da akındı vardı. İkisini bir arada çektim ama epey zorlandım.
Sonra kıyıya geldik. Üstümü çıkartmadan doğru kamera odasına gittim. Fisheye objektifi ve dome portu takıp, iskelenin altına indim. Çok güzel görüntüler çıktı. Harika bir yer. Bir avuç yerde inanılmaz görüntüler aldım. Ya da bana öyle geliyor… :)
Yarın tekrar dalacağım. Flaşları biraz daha kuvvetli verip, ortam ışığını biraz daha dengeli almalıyım. Umarım yarın becerebilirim. Sonra yine hemen objektif ve port değiştirip, ikinci dalışa gittim.
İkinci dalış noktamız Aer Perang-3’tü. Önce fazla bir şey görmedik. Derken bu kez kırmızı bir scorpion devil fish gördük. Partiküllerden fazla çekemedim. Bir iki güzel pozu var.
Siyah ribben ill, boksör shrimp çektik. Bir de minik harlequin baldudak yavrusu çektim. Bu da çok hareketliydi.
Edibe bir tavşanın bulunduğu taşı aldı. Biraz yukarı taşıdık. Arka fona denizi alınca çok güzel çekimler çıktı.
Diyafram yine açıktı. Bunun güzel bir etkisi oluyor. Alan derinliği iyi ayarlanabilirse ön ve arkadaki partiküllerden pek etkilenmiyor fotoğraf. Bunu yarın da deneyeceğim. Çıkışta deko yaparken bir sürü puffer fish vardı. Onlarla oyalandık. Bir tane de devil fish çektik yine. Kanatları çok güzeldi.
Dalıştan sonra hemen yemeğe gittik. Az bir şey yedik. Odaya gelince 20 dakika sızmışız. Ercan uyandırdı. Dalış zamanı. Yine gittik. Son dalış noktası Aer Bajo. Hemen inişte iki tane frog fish gördük. Renkleri çok garipti. Üzerlerinde de bir sürü yama gibi, benek gibi desenleri vardı.
Sonra yine bir floamboyant cuttle fish gördük. Yine avlanıyordu. Bu kez de dili dışarıda yakaladım. Bir de tam dilini çekerken. Ama net değil. Üstelik bunun üzerinde bir de kavuniçi renkli karides vardı. Yine renkten renge giriyordu. İzlemesi çok zevkli.
Sonra bir tane de küçüğünü getirdi Puri. Onu havada da çektim. Kerata yere konunca anında renk değiştiriyor. Hepsini fotoğrafladım.
Bu çekimlerde diyaframı iyice açtım. Böylece net alan derinliği sadece çekeceğim objenin üzerinde kaldı. Önünde ve arkasındaki görüntülerde partiküller çıkmadı. Ama bunu yaparken küçük obje çekeceğim zaman diyaframı kısmayı unutmamalıyım. Zira o zaman net alan derinliği (objeye iyiece yaklaştığım için) çok düşüyor. Minicik karidesin gövdesi net başı ve kuyruğu net çıkmıyor. Bugün avlanın cuttle fishin üstündeki öyle oldu. Çektim. Lcd’den güzel göründü. Yukarda bi baktım net değil. Neyse, bunlar geleceğe yönelik tecrübeler. Sonra yine Puri şişede yaşayan bir ahtapot buldu.
Bu arada bu dalışa Burak gelmedi. Diğer yabancılar da gelmedi. Biz 3 kişiydik. Üç tane rehberimiz vardı. Robi bize göz kulak oluyor, öbürleri bir şeyler bulup getiriyorlardı. Ya da bulup bizi çağırıyorlardı. Rubi’nin bulduğu ahtapotla epey oynadık. Şişeden çıkarttık. Dışarıda epey çektik. Sonra gitti yine şişeye yapıştı. Önce şişeyi taşıdı.Sonra yine içine girdi.
| Açık diyafram ile gözünü çektim. Güzel çıktı. |  |
Sonra yine öbür rehberler bizi çağırdı. Bir baktık, yine bir ahtapot, bir midyenin içinde ama önünde kocaman bir beyaz üstüne sarı çizgili balık var. Yarısına yakınını yemiş. Kalanının başına çöreklenmiş.
Sonra biraz önce geçtiğimiz kişilerin yanına geldik. Adamın biri yanına 2 rehber almış. Elinde koca bi Nexus housing. 2 tane inon flaş. Focus light. Ayrıca rehberlerden birinin işi adama ışık tutmak sadece. Adam Hairy Frog fishin başına oturmuş. Durmadan çekiyor. Bakıyor ayar yapıyor çekiyor. Duruyor, flaşların açılarını değiştiriyor. Sonra yine çekiyor. Biz epey bekledik. Sonra onun rehberleri bizi işaret edip, gidelim dediler. Sonra biz çekmeye başladık. Çok komik bi hayvan. Önüne küçük bir bez parçasına benzeyen sahte oltasını atıyor. Onu sallıyor. Ona kanan balıklar geliyor. Bu da bi güzel yiyor. Biz orada epey bekledik. Bir kabuklu minare geldi. Ama onu yemedi. Sonra Puri bir balık sürdü önüne. Onu bir kaptı. Yakalamak ne mümkün. Allahtan Ercan akıllılık edip video çekti. Nasıl kaptığını ancak öyle görebildik. Sonra ben de yerken çektim.
Son olarak koyu renkli bir deniz hıyarının altında iki tane biri kırmızı biri kavuniçi karides bulduk. Onları da çektik.
Dalıştan sonra bu güne kadar yaptığımız en keyifli dalış olduğunda hemfikirdik.
Yarın Burak ve Edibe son kez dalacaklar. İlk dalışta birlikteyiz. Yine Pigme Sea Horse’a gideceğiz. Sonra onlar house reef’de dalacaklar. Biz öbür dalışa. Sonra onlar dinlenecekler. Zira öbür gün gidiyorlar. Akşam yemekte bunları konuştuk. Sonra odalara çekildik. Skype ile görüşmelerimi yaptım. Bu satırları yazıp, yatacağım.
28.08.2009 Perşembe. Bu gün sabah ilk dalış Nudi Retreat’a idi. Pigme deniz atı çekmeye gittik. Ama yine çekemedim. Daha doğrusu istediğim gibi çekemedim.
Yarın son şans. Nerdeyse bütün dalış bununla geçti. Ama hiç birimizde istediğimiz gibi poz yok. Sonra Edibe sarı bir leaf fish buldu. Onu çektik.
Çıkışa doğru yine bir dekoratör yengeci buldu Robi. Ama iyi çekememişim. Hafif de olsa dalga vardı. Birinci dalıştan sonra biraz çikolatalı süt ve kek yedim. Odaya gelip biraz dinlendim. İkinci dalışı Tandu Rusa’ya yaptık. Artık bu dalışta Burak ve Edibe bizimle gelmediler. Aşağısı yine güzeldi. Çok güzel minik sarı bi balık çektim. Soft coralların arasında yengeç buldu Robi onları çektim. 2 tane aynı cins tavşanı yan yana çektim. Minik bir anemonun altında bulunan popcorn shrimpi tam kadraj çektim. Şeffaf karidesleri çektim. Dil balığının gözünü çektim. Yine Robi bir balık gösterdi. Çok ilginçti. Biraz mandarin fishlerin yapısını andırıyor. Ama tepelerinde bayrak gibi bi şey var. Dün de bunun mini minnacağını çekmiştim. Sonra yuvarlak küçük eflatun bir balık buldu Robi.
Bir şişenin içinde puffer buldum. Gerçi uykusundan uyandırdım ama, tam şişeden çıkarken çektim. Çok sevimli çıktı.
Bir hıyarın altında karides buldu Ercan. Ben de yardım ettim. Birlikte çekiyoruz. Tabi hıyar dönmek istiyor. Biz sırt üstü biraz tutunca, kusmuk mu desem, saç mı desem, püskül mü desem, ağzından öyle bir şey çıkarttı. Daha doğrusu püskürttü. Doğrusu bunun ne olduğunu merak ediyorum.
Çıkışta da minik bir sarı box fish buldu Robi. Onu çektik. Dalış bitti.
Ben üstümü hiç çıkartmadan doğru Kamera odasına gittim. Bu kez geniş açıya 10-22 takıp, yine iskelenin altından daldım. Çıktıktan sonra baktım ki, her yer kum. Bu günkü fotoğraflarda ne yazık ki iş yok. Sonra Ercan yemeğimi getirdi. İskelede yedim. Biraz uyudum. Dalış zamanı geldi. 3. Dalışı yine Nudi Falls’a yaptık. Tim’in önerisi ile geniş açıyı değiştirmedim. Fakat aynı şey oldu. O kadar çok partikül var ki, denizin maviliği bile nokta nokta kirlerle dolu… Flaş da çarpmış. Benim geniş açıya çok çalışmam lazım çok… Bu dalışta da yine aynı frog fishi yüzerken gördük. Ama bu kez elimde geniş açı olmasının avantajını kullanarak, dibine girip tam kadraj yüzerken ve beklerken görüntülerini aldım.
Dalıştan sonra odaya geldik. Duş aldık. Ben havuza gittim. Ercan fotoğraf çekti. Havuzda Burak ve Edibe ile yüzdük, fotoğraf çektik.
Sonra yine hep birlikte SPA’ya gittik. Aroma terapi masaj yaptırdım. Hamur gibi oldum. Tekrar odaya gittim. Duş alıp, üstümü giyindim. Yemeğe gittik. Yemekten sonra biraz toplanır gibi yaptık. Daha doğrusu Ercan toplantı, ben yarına bıraktım. Şimdi bir mail yazıp yatacağım.
29.08.2009 Cumartesi. Bugün burada son günümüz. Biraz erken kalkıp, tüm eşyaları topladım, hazırladım. Ercan ile birlikte benim 15 Liralık valizi tamir ettik. Daha doğrusu tekerlerini çıkartıp, sökülen yerlerini bantladık. Sonra kahvaltıya gittik. Kahvaltıda Burak ve Edibe ile vedalaştık. Onlar havaalanına transfer olacaklar. Biz Ercan ile kahvaltıdan sonra makinelerinizi alıp, dalış merkezine gittik. İlk dalış noktamızda Tim’in bize önerdiği Xeno Crapsi gördük ve çektik.
 |
Sonra yine pigme sea horseları bulduk. Yine çekemedik… :( Bir türlü olmuyor. Denk gelmiyor. Işık denk gelse, hayvan durmuyor, hayvanın uygun pozisyonunu yakalasak bu kez gözüne bi yerden gölge düşüyor. Zaten partikül büyük sorun. Özetle, bir tek bile düzgün fotoğraf yok. Çıkışa geçtiğimizde yine kocaman bir cuttle fish gördük
Kahverengi ve sarı renklerin hakim olduğu bir tüy deniz yıldızının arasında yine aynı renklerde bi karides buldu Robi, biz de çektik.
Tavşan buldu yine birkaç tane. Renkleri çok güzel. Onları çektik. Arada anemonları çektik.
Dalış bitti. Çıkıp, bir sıcak sütlü çikolata içip, bizim lokma tatlısına benzeyen ama şerbete atılmamış, kızartılmış haline hindistan cevizi, tarçına benzer bir baharat ve şekerden oluşan bir karışıma bulanmış bir tatlı yedik. İskelede yarım saat kadar dinlendik. Sonra yine Robby ile birlikte house reef’te daldık. Yine bir sürü güzel şey buldu bize. Ama, ışıkları düzgün kullanamadığım için güzel sonuçlar alamadım. Özellikle bir hayalet boru balığı buldu. Onu güzel çekebilmeyi çok isterdim ama yine çekemedim. Daha doğrusu çektim de partiküllerden doğru dürüst çıkmadı.
Bu sorunu nasıl çözeceğim bilmiyorum. Koyu renkli nesnelerde partikül ciddi sorun yaratıyor. Sonlara doğru Ercan bir tavşanla uğraşıyordu. Robby onu bir deniz yıldızının üstüne oturttu. Orada çekti. Sonra balon anemonun üstüne koydu. Ama hemen geri aldı. Zira anemon hemen içine almaya başlamıştı.
Sonra da çok güzel kırmızı bir karides buldu yine tüy deniz yıldızının içinde. Pek çok kez fotoğrafını çektim. Hemen hepsi iyi çıkmış.
Dönüşte fotoğrafları iyice incelemeliyim. Hatalar ve doğrular nedir, sebepleri nelerdir diye.
Sonra dalış bitti. Bizim eşyaları yıkayıp hazırladılar. Biz de üstümüzdeki dalış elbiselerini çıkartıp, yıkayıp astık. Sonra duş alıp, son kalan eşyaları hazırlayıp, yemeğe gittik. Yemekten önce Robby’nin eşi ile maillerimizi aldık. Son yemeğimizi yiyip, hesabımızı kapattık. Tim’e teşekkür ettik. Ayrılık zamanı geldi. Yine aynı seramoniyi yaptılar. Çalışanlar resepsiyorunun önüne toplandı. Geleneksel bir müziği gitar eşliğinde, ellerlini çırparak söylediler. Biz de onların fotoğraf ve videolarını çektik. Tekrar görüşmek dileği ile ayrıldık.